Şub 08 2008
ŞEHRİN GÜNDÜZ IŞIKLARI
Yanık unuttular beni. Koyuverdiler güneş yüzlü sokaklarda .gelip geçenler dalga geçti benimle. Arabalar ilk kez bu kadar renkli geldi bana sanki onları saran ben değildim artık farları da yanmıyordu uzaktan akrabalarımı özledim ama yanmıyorlardı. Asfalt sıcaktan erimiş, bedenime sarılıyordu beni boğazlıyordu kimse imdadıma koşmadı koşar adım bile gelmedi ve gelmedi kimse… Hava kararıyordu dağlardan üzerime doğru, sırtımdan sıcak ellerini çekiyordu güneş.Bana artık ihanet etmeyecekti güneş sevmeyecekti sevdiğim arabaları, yalnızlık timsali kaldırımları.Ölüyordu güneş gülüyordu ay, onun vaktiydi vedalaştı helalleşti güneşle. Bense, buraya ilk diktikleri günkü kadar mutluydum huzurluydum . Parlıyordum yıldızlarla yarışacak kadar güçlü, dağdaki kurtları kaçıracak kadar keskin. Neon’dum evet adım bu olmalıydı. Gündüz yanan neon. Doğasına karşı koyan neon. Kendi sesiyle Paris sokaklarında çalan kanonlara haykıran neon. Tüm sevdiği arabalardan daha hızlı neon…