26 Mar
“İçi titreyerek korku duyanlara” indirileni okumak, heykeltıraşın hayatında yeni bir sayfa açtı. İlkokul, ortaokul, lise, üniversite; İstanbul, Paris, Londra; bunca yer bunca zaman bunca insan neden daha önce bunlardan bihaberdi. Sanki her şeye perde çekilmiş sanki her şey maskelenmişti. Ellerini değdiği seramik çamuruna baktı ve “lanet olsun” dedi. İçten bir lanet olsundu bu. Kendi yaptığı [...]
Posted in öykümsüler by: mimar
No Comments
22 Mar
İç içe disiplin daireleri: Ceberut dairesi, melekût dairesi, kitaplar dairesi, peygamberler dairesi, veliler dairesi, insanlar dairesi ve tüm canlı cansız dairesi.18
Günün adamı değil demin adamı olmak.24
Diriliş eri olmak bu çağda da inanç erleri, ahlak kahramanları, büyük Müslüman şairler, mimarlar, musikişinaslar, bilginler,askerler, devlet adamları yetiştirmeyi inançtan ayırmamak demektir. 29
Üzüm şarabına karşın seher sarhoşluğu vaat etmek…36
Posted in kitap by: mimar
No Comments
22 Mar
İyi adamlar bir daire çizerler ve dışına çıkmazlar dairenin içinde eşi ve çocukları olur. Bazı adamlar birkaç daireyi kapsar. Ama bazı adamların da kaderi daireleri genişlettikçe genişletir. Senin baban bu adamlardan biriydi…
İyi bir macera filmi, müzikleri kalitesiz ama senaryo güzel denilebilir. Şamanist yaklaşımlar var. Oyuncular genel itibari ile başarılı. Filmde yukardaki gibi olgun sözler de [...]
Posted in sinema by: mimar
1 Comment
21 Mar
Okuldan çıktım yürüyorum metroya. Yağmur bastırdı, şemsiyem var içimden şarkı söylemek geçiyor. İnsanlar ne der diye düşünmeksizin başlıyorum söylemeye. “Dalgalandım da duruldum” diyorum. Gökyüzü inadına durulmuyor dalgalanıyor, ben de coşuyorum artık iyiden iyiye bağırıyorum “dalgalandım dalgalandım” Metro durağında sağanaktan insanlar çıkamıyor, aralarından şarkıyı daha güçlü bağırarak geçiyorum. İçerde ses yankılanıyor.Yağmur duruyor, insanlar duraktan çıkıyor ve [...]
Posted in Fakir ve Ruznamesi by: mimar
No Comments
19 Mar
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın
Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın
Ey şehit oğlu şehit
İsteme benden makber
Sana ağusunu açmış duruyor Peygamber…
Posted in Önemli by: mimar
1 Comment
18 Mar
Bugün bir yakınımın rahatsızlığı nedeniyle onkoloji hastanesine gittim. Çoğunuz biliyorsunuzdur ben yine de yazayım Onkoloji hastanesi genelde kanserli hastalarla ilgileniyor. Onkoloji hastanesinin kapısının önünde bir saatçi bağırıyor “saatler ucuz, saatler ucuz ” bu sözü duyunca zaten çarpılıyorum. Ömrümüzün ne kadar ucuz olduğunu düşünüyorum. İçerde elimdeki kız çocuğunun güzelliğini bana bağışlaması için Allah’a dua eden ve [...]
Posted in Fakir ve Ruznamesi by: mimar
2 Comments
17 Mar
Hiç beklemediğim kadar Cengiz Han’dan övgüyle bahseden bir film. Oskar’a aday olmuş bir film Rus bir yönetmenden ötürü kaybetmiş bir film. Yönetmen gerçekten başarılı ama milliyetinden kaybetmiş oskarı. Senaryoyu çok iyi bulmadım tabiî ki. Çünkü Cengiz Han’ı dünya çapında gerçekleştirdiği yarıküresel savaşıyla değil de işin başındaki boylar arası kavgayla anlatıyor. Bu kısımda Cengiz Han haklı [...]
Posted in Kategorilenmemiş, sinema by: mimar
1 Comment
07 Mar
NEDEN SEBEP?( Ulak filminden)
On beş yıl önce yayınlanmaya başlayan Siyaset Meydanı isimli tartışma programı, on beşinci yılındaki ilk programını başörtüsü yasakları konusuna ayırdı. Popülerliğinden değil, bu konuda aynı ülkenin vatandaşı olmasına rağmen aynı kültürü aynı ideolojiyi paylaşmayan insanların tavırlarını merak ettiğim için izledim Siyaset Meydanı’nı. Yıllardır devam eden bu program lafla dövüş sanatını icra edenlerin gösterisi [...]
Posted in genç by: mimar
No Comments
03 Mar
-Nerede kaldın hacı abi?-Yolda kaldım, yarı yolda evladım.. Baharda mahallenin imamı Diyanet tarafından görevlendirildi. Hannover’e din ataşesi olarak gidecekti. Mahalle cemaatini durumdan haberdar etmekten korkuyordu. Alışmıştı bu mahalleye. Şehrin en az dejenere olmuş mahallelerinden birisiydi burası. Yirmi yıl önceki haline iki müstakil ev daha ekleseniz son halini alıverirdi. Ama bu yirmi yıl mahallenin silüetini değiştirmemiş olsa [...]
Posted in öykümsüler by: mimar
No Comments
01 Mar
Soğuk bir şubat akşamıydı. Elindeki gülleri verebileceğin birini bulamayıp gittiğin karlı yollardan geri dönmüştün. Belki de bu yüzden son bir umutla, o güllere beni layık görmüştün. Fakat alamazdım sadece benim için satın alınmamış gülleri. Benim için satın almış olsan da alamazdım. Çünkü çiçekçinin elinin değdiği bir gülü bana layık görüyordun. Sen çiçekçi olsan da alamazdım [...]
Posted in Fakir ve Ruznamesi by: mimar
2 Comments