May 01 2008

Hayat çay değil ki, karıştırınca tadı kaçıyor işte…

Published by admin at 22:03 under Fakir ve Ruznamesi

Keyif öyle bir çark ki çomak sokmaya kalkınca nefs meydan muharebesine kalkıyor. Hani gerçek cihat bu diye civanmert olmaya çalışırsın ya nefsin sen ne kadar mertsen o kadar namert oluyormuş anlaşılan. Yoksa kutlu Nebi ‘’asıl cihat şimdi’’ der miydi? 

Keyifle yolculuğum ilkokul yıllarıma kadar uzanır.Bütün programlanmış hayatım ilkokuldaki beslenme programıma denktir. Hala hatırlarım pazartesi günleri annemin kuzine sobasında emek emek yaptığı o tam kıvamında kabarmış keklerin tadını. Şimdi kendi paramla, tıka basa doyabileceğim kek yaptırabilirim her hangi bir pastaneye. Ama bilirim o keklerin tadını hiçbir kek veremez. Ve bu bünye hiçbir zaman o 20 dakikalık arada yediği kadar keki kaldıramaz. Çünkü neler gelir neler geçer bilinmez içimden. Yeter ki eşelemek isteyim biraz küllerimi.

Dakikalar alır boğazımdan geçen iki lokma arası mesafe. Düşünüyorum o halde varım diyen Descartes’e bazen kızarım varlığını bu kadar kolay tanımladığı için. Evet, düşünmek insanlığın en büyük özelliği ama gereksiz düşünmek ise insanı yiyip bitiren bir özellik. Buhran nöbeti gibi olur bu düşünceler. Saatleri tüketir de haberin olmaz. Çay kaşığı gibidir. Karıştırırsın boyuna. Ama çay çok demliyse ne fayda? Keyfe keder vermeye ne gerek var. Düşünüyorum o halde ne düşündüğüme dikkat etmeliyim…

ilk kez www.mimarsami.blogcu.com da ikinci kez ölçü dergisinde yayımlanmıştır.

One Yorum to “Hayat çay değil ki, karıştırınca tadı kaçıyor işte…”

  1. yed-i beyzaon 07 May 2008 at 22:00

    ne güzel bir yazı olmuş bu böyle.. hayır güzelliği içinde çay geçtiği için değil sadece. üslup sıcaklık anlatılmak istenen şey.. belkide şu sıra bu yazı tam da beni anlattığı için çok hoşuma gitti.

    doğru; düşünüp karıştırınca hayatın tadı kaçıyor. ama tadımız kaçmasın diye kendimizden kaçarak da ne kadar sürdürebilirz ki bu hayatı?..

Trackback URI | Comments RSS

Yorum Yaz