Mar
31
2008

Ruh kardeşliği nedir bilir misin ey can? Bilmezsin gaiptir çünkü. Gariptir çünkü. Kardeşinin mutluluğu, senin içinde sürur damlalarıyla doluşan bir okyanus olur. Tutamazsın ağlayıverirsin. Ağlamak dayanılmaz mutluluk verir bu hal içindeki insana. Daha çok ağlamaktan ense kökünde bir sancı belirir, adeta iliklerin yürümektedir gözlerine.
Dua ve rüya kardeşliğin bağlarıdır. Kimse koparamaz. Gaiptir çünkü.
Garipsin en az benim kadar. Gülmen gereken yerde ağlayabiliyorsun benim kadar. Ağlaman gereken yerde ümidin oluyor yüzünde güller açıyor.
Garibim, gaipsin.
Mar
17
2008

Hiç beklemediğim kadar Cengiz Han’dan övgüyle bahseden bir film. Oskar’a aday olmuş bir film Rus bir yönetmenden ötürü kaybetmiş bir film. Yönetmen gerçekten başarılı ama milliyetinden kaybetmiş oskarı. Senaryoyu çok iyi bulmadım tabiî ki. Çünkü Cengiz Han’ı dünya çapında gerçekleştirdiği yarıküresel savaşıyla değil de işin başındaki boylar arası kavgayla anlatıyor. Bu kısımda Cengiz Han haklı görülür. Eşini kaçırmışlardır evlendiği gün. O da intikam peşindedir. Ve bu intikamı alakalı alakasız bir çok insanı öldürerek alır. Film izlenmelidir özellikle savaş sahnelerinden hoşlananların izlemesi gerekir.
Mar
01
2008
bahçelerde yırtınan serçe yalnızlığı
neyin potasında eriyerek
meşke gönül verir
ufacık esen rüzgar
pelit dallarında tutunarak
bir kanada güç verir…
aşk elinden yorgun düşen
serçe, gözyaşına bakar
ruhunun çıktığını sanarak
ayaküstü bir akşamüstü
ölüverir.
yas tutar pelit ağaçları
dallarını yere eğiverir
yeni bir sabah olana dek.
ilk ışık ile hayati mevcudiyet
zılgıtları cıvıltılara sevkediverir.
(EN BÜYÜK FIRTINALARDAN SONRA BİLE SERÇELER ÖTÜŞMEYE DEVAM EDERLER,VE BİR SERÇE AĞLADIĞINDA ÖLÜR…)
Şub
08
2008
evet tam bunu düşünürken yeni doğan güneşin içimde oksijene dönüşeceğini düşünürken mazhar fuat özkan girdi sabahın köründe hayatıma ismet özel’in milli park şiirini bestelemişler çok güzel olmuş. dinlemenizi tavsiye ederim.mazhar fuat özkan’ın agu albümü yeni çıktı zaten heryerde bulunur. MİLLİ PARKBiliniyor şarkıların sırası bizdeBiliniyor hayat bizden razıdırOtların sarardığı yerlerde güneşKurşunun değdiği yerde heves kalmıştırBeni artık kimseler aramasınAşkın en tabanında yattığım anlaşılmasınKorkunçtur yalnızlığımız Bir oyun oynanır oyalanırızOrman değiliz artıkMilli parkızGözyaşları gizlenirİdare edilir durumİstesek de istemesek de Beraberiz yavrumŞimdi bir çok sayfasını Atlayarak bitirdiğim şu kitabınBaşından başlayabilirim deSonsuz gözyaşların
Şub
03
2008
Cıkar at cerceveleri
Yakısmıyordu zaten
Carptıgın kıyılara
Yagmura gebe bulutlara…
Yansıt yuzunde beni
avare bırakma bari
kem gozlerden koru
sakla cevremı
tabloya renk tut
besle sanatsal golgenı
aglama bu kadar
suya verme kendını
gezelim sehırleri
banalım bogulalım
ıcelım nehırlerı
gunesle dogalım
camlara kıralım kalbimizi
sudan bahanelerle kendımızı
nilüferlere kök verelim
otlar burusun govdemızı
senı gormuyormus kor balıklar
senı bılmıyormus balıkcılar
turku soylemedı sana kadınlar
uzulme aglama artık
tuzlandı tatlı sular…
Şub
03
2008
Yıldızlar dedikodu eder
İsa bizden yüksek diye
İnsanlar sözünü sarf eder
Biraz daha geç ölsek diye
Kurulmuş ayar
Bir milim devinmez
İster dost ol ister ağyar
Bu yaradılış ilmidir bilinmez
Şub
03
2008
Saçlarımın ortasından tren geçer,
Şarkılarımın ortasından nehir ,
Yüzümde yüzlerce ben,
İçerimde hiç açılmamış bir ben,
Okunmamış yazılmamış bir ben…
Oca
31
2008
Bahar, çocuğun en güneşli çağında
İçine düşen sevginin çiçeklenişi gibi
Yağmurun katrelerce toprakta belirişi gibi
Yüreğini delerek semaya erdi.
Cemre düşmüşte suya
Su yanmış
Ateş suya sevdalanmış
Ama ne çare
Müştereklik deva olmaz
Böyle derde.
Yollara düşmüş evliya
Dua etmiş yağmura
Çoraklaşmış kendide
Susuz kalmak da varmış kaderde
Takkesi düşmüş başından
İçi dolmuş
Dökülen gözyaşından
Dağlar inlemiş
Sızlayışından
İlk şebnem düşmüş
Toprak ümidi görmüş
Şebnem büyümüş
Bulutlar ağlamış
Evliya sevdasından dağlamış
Sessizce atan yüreciğini
Âşık maşukunun işaretini görmüş
Ağlamış ağlamış ağlamış….
Oca
31
2008
Mükemmel cümleler kurdum
Kötülerini saymazsan
Sana hep âşıktım
Eğer aşka inanmazsan
Orta Anadolu da bir yerlerde
Közlerine terkedilmiş acı duygular
İçimde kımıldayan derde
Tuz biber eker
Kâğıt uçaklara kuyruk takarak
Teknolojiyle dalga geçen
Atlas okyanusunu yutarak
Ecelini boğulmaya iten
Yurdun evladı olmaksa suçum
İdamımdan da yoktur korkum
Oca
31
2008
Yorulunca başını yasladığın taş
Çölün bekçisi kaktüs
Her şey senden daha çağdaş
Hepsi birer vakanivüs